• Haberler
  • Siyaset
  • Erdoğan, 'Türkiye artık kendi ayakları üzerinde duran bir ülke'

Erdoğan, 'Türkiye artık kendi ayakları üzerinde duran bir ülke'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarda ekonomiden ihracata, turizmden istihdama kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“ÇOK KATMANLI BİR BELİRSİZLİKLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçı sarsıntıları birçok alanda devam ediyor. Akaryakıt fiyatlarında dengenin hâlen sağlanamadığı, enflasyonun tırmanışa geçtiği, tedarik zincirlerindeki kırılmaların tamir edilemediği, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları kestirilemiyor. Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin, daha çok spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturmasıdır. Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist; Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Latin Amerika’ya milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken, bunların hesap cüzdanları her gün kabarmaktadır. Her savaş kendi ekonomisini üretir; yani her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur. Fakat İran savaşıyla bu durum tahammül sınırlarını aşmış, küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaşmıştır.

“MUHALEFET SAVAŞI BİR İSTİSMAR ARACINA DÖNÜŞTÜRMEYİ TERCİH ETTİ”

Dünyanın birçok bölgesinde çözülemeyen krizlerin, sona erdirilemeyen çatışmaların arkasında tarafları uzlaşmazlığa sürükleyen, huzursuzluk üzerinden krizden menfaat devşiren tufeylilerin çok büyük rolü, etkisi ve sabotaj girişimi vardır. Ülkemizde de selden kütük kapma telaşına düşenler olduğunu müşahede ettik. Topluma karamsarlık ve ümitsizlik aşılayarak bu olaydan siyasi ve maddi olarak kazançlı çıkmaya çalışanlar var. Muhalefet, bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran savaşında yapıcı bir üslup belirlemek yerine süreci bir istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılarına teslim olmuştur. Bu dönemde dahi “iktidar yıpransın da gerekirse Türkiye yıpransın” mantığından kendilerini kurtaramamışlardır. Bu tavırlarını sürdürmekte ısrar ediyorlar. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm kapasitesini güçlendirmek yerine, hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye geçemiyorlar. Daha kötüsü bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görülecek şekilde yaralayıcı, yıkıcı ve çirkin bir üslupla yapılmasıdır. Muhalefet demek çarpıtmak, manipüle etmek ya da siyasi çıkar uğruna ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek ya da ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmak hiç değildir. Yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir.

“BAŞKA VATANIMIZ YOK”

Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Söz konusu ülke ve milletin çıkarı olduğunda sorumlu davranmak zorundadır. Hatırlatmak isterim ki; bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, gelişmiş ülkeler dâhil kimsenin önünü göremediği, küresel sistemde yeni bir denklemin kurulduğu bir dönemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek, yerli ve milli bir duruş sergilemek durumundadır. Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın, sosyal medyada kesilen ahkâmın kime yaradığı çok iyi hesaplanmalı, ülkenin menfaatine olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir. Başka Türkiye yok, 86 milyon olarak bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. “Muhalefet ediyorum” bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye, istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye hakkı yoktur. Hangi siyasi kanattan olunursa olunsun, hepimiz önce millet ve memleket ilkesiyle hareket etmek zorundayız. Mesafelerin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada hiç kimse, yeryüzünün başka bir noktasında yaşananlara kayıtsız kalma lüksüne sahip değildir. Günümüzde Ortadoğu’daki bir ülke hapşırdığında, Latin Amerika ya da Asya’daki bir ülke kolayca nezle olabilmektedir.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!