Dolandırıcılar numara benzerliğiyle tuzak kuruyor
Bilgisayar Mühendisi ve Siber Güvenlik Uzmanı Akın Ömür, telefon dolandırıcılarının kurumsal çağrı merkezi numaralarına benzer hatlar kullanarak vatandaşları kandırmaya çalıştığını belirterek, 'Hiçbir koşulda kişisel bilgiler paylaşılmamalı' uyarısında bulundu.
Son dönemde artan telefon dolandırıcılıkları vatandaşları tedirgin ederken, dolandırıcıların özellikle kurumsal çağrı merkezi numaralarına benzer hatlar kullanarak insanları kandırmaya çalışıyor. Bilgisayar Mühendisi, Adli Bilişim, Siber Suçlar ve Güvenliği Uzmanı ve TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Akın Ömür, vatandaşların özellikle kişisel bilgi ve şifre paylaşımı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Telefon dolandırıcılığında artık klasik yöntemlerin yanı sıra “kurumsal numara benzetme” yönteminin de sıkça kullanıldığını belirten Ömür, dolandırıcıların birebir aynı numarayı kopyalayamadığını ancak vatandaşın ilk bakışta fark edemeyeceği benzer numaralarla arama yaptığını ifade etti.
Özellikle 0850 ve 444’lü hatlar üzerinden yapılan aramalarda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Ömür, şüpheli bir durumda vatandaşların telefonu kapatıp ilgili kurumun resmi çağrı merkezini kendilerinin araması gerektiğini kaydetti.
“112 gibi özel numaraların taklit edilmesi mümkün değil”
Kurumsal numaraların tamamen taklit edilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Ömür, dolandırıcıların daha çok benzer rakam kombinasyonlarıyla vatandaşları yanıltmaya çalıştığını belirterek, “Dolandırıcılar birebir aynı numarayı kullanamıyorlar. Özellikle devletin kontrolünde olan 112, 118, 124 gibi üç haneli özel numaraların taklit edilmesi mümkün değil. Bunlarla ilgili ciddi kısıtlamalar var. Ancak 0850 ya da 444’lü hatlarda benzer numaralar oluşturarak vatandaşın dikkatini dağıtmaya çalışıyorlar” dedi.
“Bir rakam değiştirerek güven algısı oluşturuyorlar”
Vatandaşların numaraları dikkatli incelemesi gerektiğini söyleyen Ömür, “Örneğin bir kurumun çağrı merkezi 0850 300 30 30 ise dolandırıcılar bunu 0850 300 30 31 ya da 29 gibi küçük değişikliklerle kullanabiliyor. İnsanlar hızlı baktığında aynı numara sanabiliyor. Burada amaç güven algısı oluşturup kişiyi paniğe sevk etmemek” ifadelerini kullandı.
“Kişisel bilgiler kesinlikle paylaşılmamalı”
Telefon üzerinden yapılan aramalarda en kritik noktanın kişisel veri güvenliği olduğunu vurgulayan Ömür, “Vatandaşlar anne adı, baba adı, doğum tarihi, banka bilgileri ve özellikle şifre gibi bilgileri kesinlikle paylaşmamalı. Hiçbir banka ya da resmi kurum vatandaşlardan telefon üzerinden şifre istemez. Zaten bankalar da sürekli SMS göndererek bu konuda uyarılar yapıyor” diye konuştu.
“Şifre paylaşımı geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir”
Dolandırıcıların çoğu zaman korku ve panik ortamı oluşturarak hareket ettiğini dile getiren Ömür, “Karşı taraftaki kişi kendisini banka görevlisi, savcı ya da polis gibi tanıtabiliyor. İnsanları telaşa sürükleyip hızlı karar vermelerini istiyorlar. Özellikle şifre paylaşımı ya da doğrulama kodlarının verilmesi çok ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor” dedi.
“Telefonu kapatıp resmi çağrı merkezini siz arayın”
Şüpheli aramalarda yapılması gereken en doğru yöntemin telefonu kapatmak olduğunu belirten Ömür, “Diyelim ki sizi bir banka adına aradılar. Yapılması gereken şey çok basit. Telefonu kapatın ve bankanın resmi internet sitesinde yer alan çağrı merkezi numarasını kendiniz arayın. Böylece gerçekten bankadan mı aranıyorsunuz yoksa dolandırıcı mı, bunu net şekilde öğrenebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşın bilinçli olması en büyük güvenlik kalkanı”
Siber dolandırıcılık yöntemlerinin sürekli değiştiğine dikkat çeken Ömür, vatandaşların bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Teknoloji geliştikçe dolandırıcılık yöntemleri de değişiyor. Bu yüzden vatandaşların dijital farkındalıklarının artması gerekiyor. Şüpheli hiçbir durumda kişisel veri paylaşılmamalı ve resmi kurumlarla iletişim doğrudan resmi kanallar üzerinden kurulmalı” dedi.


