Çocuklar Neden Suça Sürükleniyor?
Dünyada çocukların işlediği suçlar, yalnızca bireysel bir sorun olmanın ötesinde sosyal, ekonomik ve yapısal faktörlerden beslenen karmaşık bir toplumsal olgu olarak bilimsel çalışmalar ve resmi verilerle ortaya konuyor. Uzmanlar, çocukların suça sürüklenmesine neden olan etkenlerin çok boyutlu olduğuna dikkat çekerken, ortaya çıkan sonuçların hem birey hem de toplum üzerinde ağır etkiler oluşturduğunu vurguluyor.
“Suça sürüklenen çocuk” ya da uluslararası literatürde kullanılan terimiyle juvenile delinquency, 18 yaş altı bireylerin yasa dışı eylemlere karışmasıdır; bu sadece kanunî bir tanım değil, aynı zamanda kamu sağlığı ve sosyal politika sorununa dönüşmüş bir olgudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre gençler (özellikle 15–29 yaş arası) şiddet ve suçla daha yoğun karşılaşan grubu oluşturuyor ve bu yaş grubundaki cinayetler küresel olarak yılda yüz binlerce olayı buluyor.
Çocuk suç oranında artış yaşanıyor
Birçok araştırma, çocuk ve gençlerin suç oranlarının ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterse de süregelen bir kaygı kaynağı olduğunu belirtiyor. Bazı veriler, 1992–2007 yılları arasında çocuk suç oranlarında dramatik artış yaşandığını bildiriyor. Ancak gelişmiş ülkelerde (örneğin Avrupa ve Kuzey Amerika) son 20–30 yılda genç suç oranlarında belirgin düşüşler de gözlemleniyor.
Akran etkisi ve uyuşturucu madde kullanımı önemli rol oynuyor
Dünyada çocukların suça sürüklenmesinde yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar ve yaşanılan çevrenin koşulları belirleyici rol oynuyor. Birçok ülkede gelir adaletsizliği, işsizlik ve sosyal dışlanma, çocukları erken yaşta riskli davranışlara iten temel etkenler arasında yer alıyor. Aile içi şiddet, ihmal ve denetimsizlik, çocukların sağlıklı sosyal bağlar kurmasını zorlaştırırken; okul başarısızlığı ve eğitim sisteminden erken ayrılma, suça yönelme riskini artırıyor. Uzmanlar ayrıca olumsuz akran etkisi, madde kullanımı ve psikolojik sorunların da çocukların suç davranışlarına sürüklenmesinde önemli payı olduğuna dikkat çekiyor.
Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde derin etkiler bırakıyor
Suça sürüklenen çocukların yaşadığı süreçler ve bunun toplum üzerindeki yansımaları hem bireysel hem de toplumsal düzeyde derin etkiler bırakıyor. Uzmanlar ve uluslararası kuruluşlar, cezalandırıcı yaklaşımlar yerine koruyucu ve önleyici politikaların önemine vurgu yaparak; aile destek programları, nitelikli eğitim, psikososyal hizmetler ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde çocuk suçluluğunun nesiller boyu süren bir toplumsal sorun haline gelme riski taşıdığı ifade ediliyor.
Bakmadan Geçme