Burak Şener Samsun'un imarını eleştirdi

Samsun Mimarlar Odası Başkanı Burak Şener, kentteki imar planı değişikliklerini ve yapılaşmayı eleştirdi. Belediyelerin kamu alanlarını satarak gelir elde etme politikasının şehir planlarını bozduğunu belirten Şener, vatandaşın denize ulaşmakta zorlandığını vurguladı.

Samsun Mimarlar Odası Başkanı Burak Şener, kentteki imar uygulamaları, belediyelerin plan değişiklikleri ve şehrin denizle olan ilişkisine dair önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin genel yapısının bilimsel yöntemlerle ele alınması gerektiğini belirten Şener, imar planlarındaki siyasi kararların kente zarar verdiğini savundu.

 

“Şehirlerin değişmez bir anayasası olmalı”

Mimari tasarımın soyut bir sanat olduğunu ancak şehir planlamasının değişmez kurallara dayanması gerektiğini belirten Başkan Şener, her kentin kolay değişmeyen bir "imar anayasası" olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de ve Samsun'da bu durumun eksikliğine dikkat çeken Şenel, belediyelerin temel gelir kalemi olarak kamu alanlarını satması hakkında, "Belediyelerin gelir kalemi maalesef kamu alanlarını satmaktan geçiyor. Kamu alanı satmak, o alanların fonksiyonunu da doğrudan değiştiriyor. Bu fonksiyon değişikliğiyle birlikte şehirler, ilk tasarlandığı vizyondan hızla uzaklaşarak bambaşka bir yapıya sürükleniyor" dedi.

Satılan kamu alanlarının fonksiyonunun değiştirilmesinin şehirde trafik, altyapı ve güneşlenme hakkı gibi sorunlara yol açtığını belirten Şener, "Şehir yama haline geliyor. Büyük bir şehri tasarlıyorsunuz şehir planı olarak; ondan sonra onun üzerine kırmızı lekelerle burası konut alanı olsun, emsali de 5 olsun diyorsunuz. Çoğu inşaat imar durumlarında imtiyazlara göre şekilleniyor" diye konuştu.


"Kıyı kentiyiz ama denize ulaşılamıyor"

Samsun'un bir kıyı kenti olmasına rağmen vatandaşların denizle buluşamadığını savunan Şener, özellikle ilk merkez ilçe olan İlkadım'ı işaret etti. Binaların ve sokakların denize set çekecek şekilde planlandığını belirten Şener, planlama hataları hakkında, "İlkadım'da yaşıyorsanız denize ulaşamıyorsunuz. Denize dik olması gereken sokaklarımız tam tersi rüzgarı kesecek şekilde planlanmış. Ciddi bir bulvar, tren yolu ve tramvayı geçmeniz gerekiyor. Bu da insanları alternatif yollar aratarak Atakum'a yönlendiriyor" diye ifade etti.

Öte yandan Şener, yeni kentleşme alanı olan Atakum'da da binalar arası mesafelerin daraldığını ve kirliliğin başladığını belirterek, "Atakum, İlkadım'a göre yeni bir kentleşme alanı olmasına rağmen geçmişin kötü mirası orada da mevcut. Bunu Denizevleri bölgesinde görebiliyoruz. Orada da merkezden gelen kirli bir imarlaşma var. Blok nizam yapılar, binalar arasında mesafe bırakılmaması ve kat yükseklikleri ciddi bir sorun" diye kaydetti.

 

“Taşıma suyuyla değirmen dönmez”

Belediyelerin borç ödemek veya personel maaşlarını karşılamak amacıyla kamu alanlarını satmasını "taşıma suyuyla değirmen döndürmeye" benzeten Şener, bu tür satışların kente hiçbir fayda sağlamadığını vurguladı. Mimarlar Odası olarak kamu alanlarının elden çıkarılmasına kesinlikle karşı olduklarını belirten Şener hukuki süreçler ile ilgili, "Hukuki süreçlerdeki müdahalemiz tamamıyla planlama aşamasında oluyor. Bazen kamuoyundan 'Bu zamana kadar neredeydiniz?' şeklinde eleştiriler alıyoruz. Oysa biz en başından beri sürecin içindeyiz. Daha planlama aşamasından, plan kriterlerinin değiştiği ilk andan itibaren biz zaten davamızı açıyoruz" şeklinde konuştu. Şener, Samsun'un imar sorunlarının çözümü için siyasetin planlama süreçlerinden uzak kalması ve konunun tamamen bilimle, uzman kişilerin oturduğu masalarda yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!