Bakan Fidan: Karadeniz'in Savaş Alanına Dönüşmesine İzin Verilmemeli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e yayılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, limanlar, tankerler ve balıkçı teknelerine yönelik saldırıların sivillerin yaşamını tehlikeye attığını söyledi.
Savaşın başladığı ilk günden bu yana çatışmaların bölgesel ölçekte genişleme riskine dikkat çektiklerini ifade eden Fidan, Karadeniz’de yaşanan son gelişmelerin bu endişeleri artırdığını dile getirdi. Bölgede huzurun korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Fidan, tüm tarafların sağduyulu ve sorumlu hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
“Türkiye müzakere sürecinin devamından yana”
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirten Fidan, İstanbul’da gerçekleştirilen görüşmelerin önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Taraflar arasında doğrudan temasın sürdüğü bu formatın yeniden canlandırılmasının faydalı olacağını ifade eden Fidan, savaş devam ederken de diplomatik müzakerelerin kesintisiz sürdürülebileceğini dile getirdi.
ABD’nin de sürece dahil olarak kalıcı çözümler üzerinde çalıştığını hatırlatan Fidan, buna rağmen savaşın halen sürdüğünü ve tırmanma riskinin arttığını belirtti.
“Türkiye deniz güvenliği konusunda liderlik üstlenecek”
Olası bir barış anlaşmasının en önemli başlıklarından birinin Ukrayna’ya sağlanacak güvenlik garantileri olduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bu kapsamda deniz unsurlarına liderlik etmeyi kabul ettiğini açıkladı. Konuya ilişkin planlamaların müttefik ülkelerin deniz kuvvetleriyle koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.
Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek vurgusu
Fidan, Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin sürdüğünü yineleyerek, savaşın neden olduğu yıkımın bir an önce sona ermesini temenni ettiklerini söyledi.
Diplomatik çabalarda son dönemde durgunluk yaşandığını belirten Fidan, sivil altyapı ve yerleşim yerlerine yönelik saldırılardan duydukları endişeyi dile getirerek, müzakere masasına süratle dönülmesi gerektiğini ifade etti.
NATO Zirvesi ve Türkiye’nin diplomatik girişimleri
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından Kiev ziyaretini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Fidan, zirvede Ukrayna’ya desteğin devamı yönünde güçlü mesajlar verildiğini söyledi. Türkiye’nin savaşın başından bu yana hem siyasi hem de askeri destek sunduğunu belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Paris’teki Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katıldığını ve burada da Ukrayna’ya yönelik destek konularını ele aldıklarını aktardı.
Türkiye’nin savaş boyunca hem Moskova hem Kiev ile doğrudan temaslarını sürdürdüğünü vurgulayan Fidan, önümüzdeki süreçte gerekirse yeniden müzakerelere ev sahipliği yapabileceklerini ifade etti.
Ticaret ve yeniden imar mesajı
Türk şirketlerinin savaş koşullarına rağmen Ukrayna’daki faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Fidan, savaş sonrası yeniden imar sürecinde de Türkiye’nin önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nın Ukrayna Parlamentosu tarafından onaylanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Fidan, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da artacağını ifade etti. 2025 yılı itibarıyla ticaret hacminin 6,6 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Fidan, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin de güçleneceğini söyledi.
Kırım Tatarları vurgusu
Kırım Tatarlarının Türkiye açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirten Fidan, Kırım’ın yasa dışı ilhakına ilişkin Türkiye’nin ilkeli duruşunun değişmediğini ifade etti. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Fidan, Kırım Tatarlarının haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
“Savaşın kazananı olmaz”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz” yaklaşımını hatırlatarak, savaşın giderek daha yıkıcı hale geldiğini söyledi.
Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği ile enerji altyapısının korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Fidan, bu konuda hem Rusya hem Ukrayna ile temaslarda bulunduklarını belirtti. Daha önce hayata geçirilen Tahıl Koridoru Anlaşması’nın dünya gıda güvenliğine önemli katkı sağladığını hatırlatan Fidan, benzer girişimlerin yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.
Türkiye’nin önceliğinin savaşın tamamen sona ermesi olduğunu ifade eden Fidan, bunun mümkün olmaması halinde Karadeniz güvenliği ve enerji altyapısı gibi kritik alanlarda savaş moratoryumu uygulanmasına yönelik önerilerinin masada olduğunu dile getirdi.
“Taraflar müzakerelere hazır”
Moskova temaslarında hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın müzakerelere açık olduğu yönünde izlenim edindiğini söyleyen Fidan, tarafların Türkiye ve ABD’nin arabuluculuğunda yeniden bir araya gelmeye sıcak baktığını belirtti.
Kalıcı ateşkes ve barış anlaşmasına uluslararası toplumun her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin diplomatik çabalarını artırarak sürdüreceğini ifade etti.
Sybiha: “Türkiye’de liderler zirvesini destekliyoruz”
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nın Ukrayna Parlamentosu tarafından onaylanmasının tarihi bir adım olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da büyüyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın barış çabalarını takdir ettiklerini ifade eden Sybiha, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılabilecek olası bir liderler zirvesinin Türkiye’de düzenlenmesini desteklediklerini açıkladı.
Diplomasinin savaşın sona ermesi için tek çıkış yolu olduğunu belirten Sybiha, Ukrayna’nın ateşkese hazır olduğunu ancak ülkesinin toprak bütünlüğü ve egemenliğinden taviz vermeyeceğini vurguladı.
Karadeniz güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade eden Sybiha, Türkiye’nin bölgedeki askeri gücü ve stratejik konumuyla NATO’nun en önemli aktörlerinden biri olduğunu belirterek, Karadeniz’in güvenliğinde Türkiye’nin lider rol üstlenebileceğini söyledi.