• Haberler
  • Dünya
  • ALTAY Tankı Türk Savunma sanayisinde yeni dönemin sembolü oldu

ALTAY Tankı Türk Savunma sanayisinde yeni dönemin sembolü oldu

Türkiye'nin savunma sanayisinde yerli ve milli üretim anlayışına geçiş sürecinin en kritik projelerinden biri olan ALTAY Tankı, sadece bir tank projesi değil, aynı zamanda savunma sanayisinde zihniyet dönüşümünün de simgesi haline geldi.

ALTAY Tankı’nın seri üretim sürecinde ana yüklenici olarak görev alan BMC’de bir dönem genel müdürlük yapan Murat Yalçıntaş, projeye ilişkin bilinmeyen süreçleri “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” adlı kitabında anlattı.

 

“Amaç sadece tank almak değil, tank tasarlamaktı”

Yalçıntaş, kamuoyunda ALTAY Projesi’nin en büyük sorununun motor krizi olarak görüldüğünü ancak asıl kırılma noktasının Türkiye’nin savunma anlayışındaki değişim olduğunu söyledi.

Yalçıntaş, “Asıl mesele bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre o platformu tasarlamaktı. Yurt dışından hazır sistem alabilirsiniz ancak bu sistemler hiçbir zaman Türkiye’nin ihtiyaçlarını tam karşılamaz.” dedi.

ALTAY Projesi ile birlikte Türkiye’nin ilk kez kendi ihtiyaçlarına göre özgün platform geliştirme anlayışını kurumsallaştırdığını belirten Yalçıntaş, bugün yürütülen birçok milli savunma projesinin temelinde bu yaklaşımın bulunduğunu ifade etti.

 

“Motor verilmedi, BATU geliştirildi”

Projede en önemli dönüm noktalarından birinin güç grubu krizi olduğunu belirten Yalçıntaş, prototip aşamasında motorun yurt dışından tedarik edilmesinin planlandığını ancak seri üretim aşamasında bu parçaların verilmediğini söyledi.

Yalçıntaş, “Seri üretim durunca kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmemiz gerektiğini anladık. Bu yüzden ALTAY Tankı’nın motoru olan BATU’yu milli imkanlarla geliştirmeye başladık.” ifadelerini kullandı.

BATU projesinin, Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefinin önemli örneklerinden biri olduğu değerlendiriliyor.

 

“Savunma sanayisinde bilgi aktarımı şart”

Kitabı yazmasındaki temel amacın savunma sanayisindeki kurumsal hafızayı korumak olduğunu vurgulayan Yalçıntaş, sektörün gelişebilmesi için bilgi birikiminin nesilden nesle aktarılması gerektiğini söyledi.

Savunma sanayisinde binlerce mühendis, teknisyen, bürokrat ve iş insanının emeği bulunduğunu kaydeden Yalçıntaş, yaşanan süreçlerin doğru aktarılmasının gelecekte aynı hataların tekrar edilmesini önleyeceğini ifade etti.

 

OYAK çift kullanımlı teknolojilere odaklanacak

OYAK bünyesinde savunma sanayisine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yalçıntaş, grubun doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı alanlara yöneldiğini söyledi.

Özellikle hem sivil hem askeri alanda kullanılabilen “çift kullanımlı” teknolojilere yoğunlaştıklarını anlatan Yalçıntaş, üstün vasıflı çelik üretiminin buna örnek olduğunu belirtti.

Yalçıntaş, “Aynı alanlarda rekabete girmek doğru olmaz. Bizim yaklaşımımız savunma sanayisine tamamlayıcı katkı sunmak.” dedi.

 

“Savunma sanayisi gençlere doğru anlatılmalı”

Savunma sanayisinin kamuoyuna doğru aktarılmasının önemine dikkat çeken Yalçıntaş, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına işaret etti.

Yalçıntaş, gençlerin savunma sanayisinin stratejik önemini yeterince bilmemesi halinde başka sektörlere yöneldiğini belirterek, medyanın bu noktada kritik görev üstlendiğini söyledi.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!