6 yıl önce yaptığı bağış, annesinin hayatını kurtardı
Denizli'de yaşayan Sezer Çümen'in 6 yıl önce Kızılay aracılığıyla yaptığı kök hücre bağışı, lösemiye yakalanan annesi Fatma Çümen için umut oldu. TÜRKÖK veri tabanında yapılan taramada yüzde 100 uyumlu donörün kendi oğlu olduğunun ortaya çıkması, uzmanların 'milyonda bir' olarak değerlendirdiği sıra dışı bir eşleşmeye dönüştü.
Denizli'de yaşayan 55 yaşındaki Fatma Çümen'e bu yıl lösemi teşhisi konulmasının ardından başlayan tedavi süreci, doktorların kemik iliği nakli kararı almasıyla yeni bir aşamaya geçti. Öncelikle aile bireyleri arasında uygun donör araştırıldı. Kardeşlerinden biri doku uyumu sağlamasına rağmen sağlık durumu nedeniyle bağışçı olamayınca gözler Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) veri tabanına çevrildi.
Yaklaşık 1,2 milyon gönüllü donörün bulunduğu veri tabanında yapılan taramada Fatma Çümen ile yüzde 100 uyumlu kişinin, 6 yıl önce Kızılay'da gönüllü kök hücre bağışçısı olan oğlu Sezer Çümen olduğu belirlendi.
Yıllar önce hiç tanımadığı bir hastaya umut olma düşüncesiyle donör olan Sezer Çümen, gelen telefonla büyük şaşkınlık yaşadığını belirterek, uyum sağladığı kişinin annesi olduğunu öğrendiğinde gözyaşlarını tutamadığını söyledi.
Gerçekleştirilen kemik iliği naklinin ardından Fatma Çümen sağlığına kavuşarak taburcu edilirken, aile büyük mutluluk yaşadı. Oğluna teşekkür eden anne Çümen, "Bu yaşa getirdiğim oğlum beni kurtardı. Allah ondan razı olsun." sözleriyle duygularını dile getirdi.
Tedavi sürecini yürüten Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetin ise bu eşleşmenin son derece nadir görülen bir durum olduğunu belirterek, yaklaşık 1,2 milyon donör arasında yapılan taramada annenin oğluyla 12'de 12 tam uyum sağlamasının "milyonda bir" rastlanabilecek bir örnek olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, bu olayın kök hücre bağışının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayarak, sağlıklı bireyleri TÜRKÖK'e gönüllü donör olmaya davet etti. Sadece bir tüp kan örneğiyle yapılan doku tiplemesinin, bir gün hiç tanımadıkları bir hastaya ya da kendi yakınlarına yaşam umudu olabileceğine dikkat çekildi.


