56 Yaşında Emekli Olabilirsiniz: Hemen Maaş Alabilirsiniz
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde yaş sınırını beklemek istemeyen çalışanlar için finansal birikim sistemleri büyük bir alternatif oluşturuyor.
Haberin Özeti
- • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde yaş sınırını beklemek istemeyen çalışanlar için finansal birikim sistemleri büyük bir alternatif oluşturuyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde yaş sınırını beklemek istemeyen çalışanlar için finansal birikim sistemleri büyük bir alternatif oluşturuyor. Çalışma hayatına devam ederken birikimlerini değerlendirmek isteyenler için Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), tamamlayıcı bir finansal güvence modeli sunuyor. Sistem dahilinde en az 10 yıl boyunca kalan ve 56 yaş kriterini karşılayan katılımcılar, SGK'dan bağımsız olarak emeklilik hakkı kazanıp ek bir gelir elde etme imkanına kavuşuyor.
SGK'dan Önce Emeklilik Mümkün mü?
Türkiye'deki mevcut sosyal güvenlik mevzuatında emeklilik şartları; sigorta başlangıç tarihi, toplam prim gün sayısı ve yaş kriterlerine göre farklılık göstermektedir. Özellikle 1999 ile 2008 yılları arasında sigorta girişi yapılan çalışanlarda SSK kapsamında 7 bin gün prim ödemesinin yanı sıra kadınlarda 58, erkeklerde ise 60 yaş şartı aranmaktadır. 2008 sonrasında sigortalı olanlarda ise yaş kademesi daha ileri seviyelere taşınmaktadır.
Söz konusu mevzuat şartları sebebiyle çalışanlar emekli olabilmek için ileri yaşları beklemek zorunda kalmaktadır. Tam da bu süreçte devreye giren Bireysel Emeklilik Sistemi, resmi sosyal güvenlik yaşını beklemeden finansal özgürlük ve ek gelir sunan tamamlayıcı bir mekanizma haline gelmiştir.
Sosyal güvenlik sisteminin yerini almaktan ziyade onu destekleyen bu yapı, bireylerin kendi birikimleriyle yaşlılık döneminde yaşam standartlarını korumalarına katkı sunmaktadır. Bu durum, uzun vadeli tasarruf yapmak isteyen milyonlarca vatandaş için cazip bir seçenek sunmaktadır.
BES'te 56 Yaş ve 10 Yıl Şartı
Bireysel Emeklilik Sistemi üzerinden emeklilik hakkının tescil edilebilmesi için iki temel kuralın aynı anda yerine getirilmesi şarttır. Katılımcının sistem içerisinde aralıksız veya toplamda en az 10 yıl boyunca kalması ve 56 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir.
Söz konusu her iki kural birlikte sağlandığında katılımcı BES kapsamında emekli unvanı alarak birikimlerini kullanma hakkına kavuşmaktadır. Burada dikkat çekilmesi gereken husus, BES emekliliğinin SGK emekliliğini ortadan kaldırmadığı veya onun yerine geçmediğidir. BES, devlet güvenceli prim sisteminden ayrı olarak çalışanların kendi fon birikimleriyle oluşturduğu ilave bir finansal kaynak niteliğindedir.
Sistemde kalan vatandaşlar, 56 yaşına ulaştıklarında sosyal güvenlik durumları ne olursa olsun bu birikimlerini nakde dönüştürebilmekte veya maaş şeklinde bağlatabilmektedir. Bu durum, emeklilik dönemi öncesinde ciddi bir finansal rahatlama sağlamaktadır.
İkinci Maaş Nasıl Alınabiliyor?
BES altyapısında katılımcıların yatırdığı aylık katkı payları, kişisel risk ve getiri tercihlerine göre seçilen çeşitli yatırım fonlarında değerlendirilmektedir. Bu birikimlerin üzerine eklenen devlet katkısı oranları da anaparanın katlanarak büyümesine doğrudan katkı sağlamaktadır.
Emeklilik süreci tamamlandığında katılımcılara esnek ödeme alternatifleri sunulmaktadır. Katılımcı arzu ederse sistemde biriken tüm meblağı tek seferde toplu para olarak çekebilmekte, arzu ederse Yıllık Gelir Sigortası kapsamında düzenli aylık ödemeler şeklinde ikinci bir maaş olarak alabilmektedir.
Elde edilen gelir; SGK'dan alınacak emekli aylığına ilave bir kaynak oluşturduğu için emeklilik dönemindeki refah seviyesini yükseltmektedir. Bu esnek yapısı sebebiyle tasarruf sahipleri birikimlerini kendi yaşam planlarına göre yönlendirebilmektedir.
Emeklilerde BES'e Katılabiliyor
Ek gelir elde etme imkanı ve yatırım fırsatları yalnızca aktif olarak çalışan bireylerle sınırlı değildir. Halihazırda SGK üzerinden emekli olmuş ve maaş alan vatandaşlar da Bireysel Emeklilik Sistemi'ne dahil olarak birikim yapabilmektedir.
SGK emeklileri, aylık bütçelerinden ayırdıkları tutarları fonlarda işleterek hem birikimlerini enflasyona karşı korumakta hem de devlet katkısı avantajlarından yararlanabilmektedir. Böylece emeklilik yıllarında da ek bir gelir kapısı aralama şansı elde edilmektedir.
İleri yaşlarda bütçeye ilave bir destek mekanizması oluşturmak isteyen tüm bireyler için sistem, güvenli ve uzun vadeli bir tasarruf limanı olarak kabul görmektedir.
Aylık Katkı Payını Kişi Belirliyor
Bireysel Emeklilik Sistemi'nin sağladığı en büyük esnekliklerden biri, yatırılacak katkı payı miktarının tamamen kişinin ekonomik durumuna ve kişisel bütçesine göre belirlenebilmesidir. Katılımcılar asgari tutarlar üzerinden ödeme yapabileceği gibi bütçeleri doğrultusunda yüksek katkı payları da yatırabilmektedir.
Sisteme yatırılan fonların performansına, sistemde kalınan süreye ve devlet katkısının verimliliğine bağlı olarak biriken toplam tutar kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla her katılımcı için standart veya eşit miktarda bir ikinci maaş ödemesi söz konusu değildir.
Kişinin sistemde kalma süresi uzadıkça ve yatırılan miktar arttıkça elde edilecek emeklilik geliri de aynı oranda yükselmektedir. Finansal okuryazarlık ilkelerine göre doğru fon seçimi yapmak da birikimin büyümesinde kritik bir rol oynamaktadır.
Otomatik Katılım Sisteminde de Yatırım İmkanı Var
İşverenler aracılığıyla çalışanların doğrudan dahil edildiği Otomatik Katılım Sistemi (OKS) de tamamlayıcı emeklilik yapısının önemli bir parçasıdır. Çalışanların maaşlarından her ay belirli oranlarda kesinti yapılarak uzun vadeli birikim oluşturulması amaçlanmaktadır.
Çalışanların sistemde kalma zorunluluğu bulunmamakla birlikte cayma hakkı mevcuttur. Ancak sistemde kalmayı tercih edenler, işveren katkısı ve ek devlet teşvikleriyle uzun vadede ciddi bir tasarruf birikimine sahip olmaktadır.
Hem bireysel BES hem de OKS uygulamaları, Türkiye'deki tasarruf oranlarını artırarak vatandaşların emeklilik dönemlerinde daha güçlü bir finansal altyapıya sahip olmasını hedeflemektedir.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Gündemde
Önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin gündeminde yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile birlikte emeklilik alanında yeni bir dönemin kapısının aralanması beklenmektedir. Bu yeni modelde çalışanların yanı sıra işverenlerin ve devletin de doğrudan katkı sunacağı bütüncül bir yapı hedeflenmektedir.
Hayata geçirilmesi planlanan TES modeli sayesinde çalışanların emekli olduklarında yaşayabilecekleri gelir kayıplarının en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. Yeni modelin yürürlüğe girmesiyle birlikte BES ve türevi tasarruf sistemlerinin önemi katlanarak artacaktır.
Gelecek planlamasında finansal güvencesini artırmak isteyen çalışanlar için bu tür tamamlayıcı sistemler, emeklilik döneminin en sağlam destekleyicilerinden biri olmaya aday görünmektedir.
56 Yaş Detayına Dikkat
BES üzerinden emeklilik hakkı kazanarak birikimleri maaş veya toplu para olarak alabilmek için sadece 56 yaşını doldurmuş olmak yeterli değildir. Aynı zamanda sistem içerisinde en az 10 yıl boyunca prim ödeme veya kalma şartının da eksiksiz karşılanması gerekmektedir.
Bu sebeple BES'i SGK'nın yerine geçen bir erken emeklilik sistemi olarak değil, ana emeklilik gelirini destekleyen uzun vadeli bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görmek gerekmektedir. 56 yaş ve 10 yıl şartını yerine getiren tüm katılımcılar, gelecekteki finansal konforlarını bugünden inşa etme imkanına sahip olmaktadır.