1. YAZARLAR

  2. Erol ŞEKER

  3. Siyasetimiz Ve Siyasetçilerimiz Engelli
Erol ŞEKER

Erol ŞEKER

Yazı İşleri Müdürü
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasetimiz Ve Siyasetçilerimiz Engelli

A+A-

Hepimizin bir ENGELİ VAR. Hiç kimse ENGELLİ DEĞİLİM demesin. ENGELLİYİZ. En basiti EN SAĞLAMIMIZ BİLE BEYİN- DÜŞÜNCE- FİKİR- HİZMET ENGELLİ Konumunda. 10-12 yılda ENGELLİLER adına meydanlarda hiç olmadığı kadar güzel hizmetler, söylemler söylendi hatta küçükte olsa bir kısmı uygulamaya başladı. Hatırlar mısınız?. Bu nokta da AK Parti ENGELLİ MİLLETVEKİLİMİZ bile vardı! Şimdi nerede bilen var mı, ne halde hiç ilgilenen var mı? Engelli vekilin kapısını aşındıran kaç kişi var?  Milletvekili olamadığı tarihten sonra kapısını kimler, ne zaman ve ne kadar çaldı? Bence hiç.

Ama durun. Moda bu ya? Yabancı siyasetçiler ve özellikle ABD başkanları bebekleri, çocukları kucaklar, öper ya!. Bizimkiler bırakır mı? Hemen bizimkiler de uygular. Pardon taklide başlarlar değil mi? Mesela; Mehmet Ali Erbil gibi bazı şovmenlerin yurt dışından uyarlayarak ülkemize getirip sonra da televizyon programlarında bel altı, rencide edici muhabbetlerine bile katlanıyor bu millet… ENGELLİYİZ ya! Kimse anlamıyor nedense...

Engellileri bu memlekette birileri daima siyasi malzeme, argüman olarak mı kullanacak. Hani biz artık AB Uyum yasalarına göre ENGELSİZ ŞEHİRLER yaratacaktık! Hani Engellilerimize gerçekten hak ettiklerini verecektik. Hani Engellileri hep gözde yani elimizin üstünde tutacaktık? Örnek ÇABED Çarşamba’da mesela engelli bir Derneğimiz. Başkanı Engelli olduğu gibi normal olarak üyelerinin çoğu da engelli. Ama tüm Engellilere inat bizim siyasetçilerimi iş dünyamızda ki çoğu isimlerimiz onlardan bana göre daha da ENGELLİ farkında mısınız?

Mesela; Başbakan Erdoğan Samsun’ a geldiği ve Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayarak destek istediği gün yanı başına getirilen Otistik Engelli çocuğumuz, insanlarımızın hangisini hangi siyasetçi bu gün hatırlıyor. Oysa herkes Başbakana yağcılık olsun diye yüzünü okşadı, sevdi, sahte gülücükler bitmek bilmedi. Ya sonra.

Bu Ramazan ayında kim, hangi Engellinin evine gidip orucunu açtı, derdini dinledi derman oldular? Hepsi kocaman bir oyun. Kısacası dedim ya!.İnsanlarımızın hemen hepsi ENGELLİ. En sağlamlarımız dahi Engelli. Doğuştan veya sonradan engelli olanlarımızdan bile mevcut sözde engellinin yanındayız diyen siyasetçi, bürokrat ve işadamlarımızın çoğunun duyguları davranışları daha engelli. Tam aksine engelli olan vatandaşlarımız bu saydıklarımızdan daha sadık, daha dürüst ve daha içten. Engellilerin derdi mi?. Kim takar. Lafa gelince el üstünde, işe geldiği vakit görme bile görmezler. Sorunlarını da yazacağız çok yakında.

Velhasıl, SİYASETİMİZ VE SİYASETÇİLERİMİZ ENGELLİ. Bizimkiler sağlama hizmet yapmıyor ki gerçek Engellilerle boğuşsun. Kime ne Engelsiz şehir – şehirler yaratmak? Engelli üzerinden rant, sağlam üzerinden rant, çiftçi, esnaf velhasıl herkes üzerinden rant yapılabildikçe siyaset güzel, siyaset dorukta. O bahisle diyorum ki bizim beyinler ENGELLİ. Bu şekilde ki engeli inançlarımızı bir sonlandırabilsek.

Geçen bir iftar programında birileri, “İnsanların çoğunluğunun oruç tutmadığını “ dile getirdi. Bir diğeri neden diye sorunca: “Eskiden insanların dine olan sevgi, saygı ve bağlılığı o kadar samimi ve kalptendi ki en azından Allah sevgisi veya korkusundan oruç tutar, kurban keserdi. Ama şimdi siyasetin dini ön plana çıkartması ile birlikte inanan- inanmayan, namaz kılan kılmayan, oruç tutan tutmayan herkes Müslümanlıktan bahsedip olmadık işleri de yapınca artık işin cılkı çıktı. İnsanların Allaha, dine bağlılığı ve sevgisi zayıfladı. Herkes ülke genelinde %99 Müslüman. Ancak görüntüde % 99 oruçlu, inançlı. Gerçekte ise durum tam tersi ve çok vahim…

Hadi geçin artık bu maskaralıkları. Hasta, derdi olanları bir kenara bırakalım. Hiçbir derdi olmayan yüzlerce, binlerce insanımız köşe bucaklarda tıka basa midelerini doyuruyor, cami kapılarında namaz saflarında, cenaze namazlarında Müslüman'ım diyerek tafra yapıyor. Kimin gerçekten Allah için abdestli, severek ibadet yaptığı Kimin takiyye yaptığı artık belli değil kimse kimseye inanmıyor, güvenemiyor. Varsa yoksa gösteriş ve çıkar mantığı ile oluşan bir din oluşturmak. Bu tipler asıl Müslüman, diğerleri değil. Bu gidiş çok tehlikeli gidişe doğru sürüklenmeye hızla devam ediyor. Bu tipler sonra da çıkıp fetva verir gibi millete caka atıyor. Tıpkı Engellilerimize olan görüntülü sevgi gibi ibadetlerde de görüntü var, ciddiyet yok. Hiç birisinde kalmadı.

ÇABED Başkanı Kerim Deniz, ne güzel açıklama yapmış. Engellilerin duyguları ile oynuyorlar. Yetmedi mi yıllardır oynanan oyunlar. Onları sokağa çıkardıkta ne oldu. Eskiden en azından kendi dünyalarında umutlu yaşıyorlardı. Şimdi birilerinin çıkarı için adeta kimse kusura bakmasın ama adeta onlara maymunluk yapmaya zorlanıyorlar. Oysa onların duyguları tertemiz. Ya diğerlerinin duyguları…

Ve bu nedenlerle diyorum ki: Özümüze dönmedikçe ne dinde ne engellilere olan sevgimizde, ne de ülkenin geleceğinde,siyasetinde, bürokrasisinde, iş dünyasında velhasıl her miliminde artık rahatlık yok. Tam tersine insanlarda korku var. Bozulmalar yozlaşmalar had safhada. Bunları bitirmediğimiz sürece sonumuz da hiç hayırlı değil. Ramazan ayının ortasına geldiğimiz bu günlerde her alanda kendimizi düzeltmez, dürüstlüğe dönemez, ibadetlerimizi aslına uygun yerine getirmezsek, geleceğimiz de gün geçtikçe daha da laçkalaşacak bilmiş olun.

Yalan, riya, gösterişle bu işler olmuyor: Para ile siyasetle,din, hizmet, bürokrasi de olmuyor. Din, ibadet, Sevgi gönül işidir, yürek, eğitim ve kültür işidir. Bu günlerde ne yürek ne de inanç kalmamış çürümeye, kokmaya doğru gidiyor. Ve o nedenle diyorum ki: Engelsiz ve inançlı ibadet dolu bir gelecek için dürüst bir yaşam dileklerimle…

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.