Üzeyir Bıyıklı

Üzeyir Bıyıklı

SAMSUNUN ZAMAN BEKCİSİ

SAMSUNUN ZAMAN BEKCİSİ

     Hiç ehemmiyet vermediğimiz taş yığını olarak gördüğümüz, her gün yanından gelip geçtiğimiz, oturup manzarasına çay içtiğiniz, aşığımızı beklediğimiz, dostumuz ile hasbıhal ettiğimiz o taş yığınları neler saklar ruhunda biliyor muyuz? Nelere şahit olmuştur neler yaşamıştır kim bilir. Her köşesi sır dolu tarih dolu bu taş yığınlarını ne kadar tanıyoruz, hikâyelerine ne kadar vakıfız, ne amaçla yapılmışlar neye hizmet etmişler başlarından neler gelip geçmiş hiç düşündük mü?   

 
      Bu haftaki yazımı bu düşünceler içerisinde yazdım. Samsun'un merkezi olarak kabul edilen büyük caminin kadim dostu, yol arkadaşı, sırdaşı olan bir taş kuleden Saathane meydanındaki "Saat Kulesi"nden bahsetmek istiyorum. Samsun'un İlkadım ilçesinde bulunan Saathane Meydanı'na adını veren tarihi kule saat evi anlamına gelen saat ve Arapça ev anlamına gelen "hane" sözcüklerinin birleşimi ile bu ismi almıştır. Bu kule ilk olarak II. Abdülhamit'in tahta çıkışının onuncu yıldönümü olan 1886 yılında valilere gönderdiği bir talimatname ile tüm şehirlere saat kuleleri dikilmesini emretmesiyle inşasına başlanmıştır. Bu alanın seçilmesinde en önemli etken o dönem şehrin merkezi oluşudur. 19. Yüzyılın ikinci yarısına bakıldığında şehirlerin çok kalabalık olmadığını ve genellikle bir meydan etrafında bir iki katlı evler şeklinde olduğu görülmektedir. Bu durum göz önüne alındığında bu gün çok katlı apartmanların arasında görülmeyen bu kuleler o dönem içerisinde evlerden yüksek oldukları görülür. Bu tür yapıtların yapılmasının maksadı hem vakti belirlemek hem de ahşap evlerin fazlalığı sebebiyle çıkan yangınlardan haberdar olmaktır. O dönem için düşündüğümüzde gaz lambalarının ya da mumların aydınlatmada kullanılmasından kaynaklı birçok yangınla muzdarip olan Osmanlı Devleti böyle bir önlem bulmuştur. Bu yangınlar sebebi ile bir gözetleme merkezi olarak tasarlanan bu şahane proje tabi ki devrinin dâhisi II. Abdülhamit Han'ın imzasını taşır. Samsun da diğer Osmanlı şehirleri gibi bu tür yangınlardan nasibini almıştır.

     Şehrimizde de o dönemde  adı Trabzon Salnamelerinde İskele Meydanı “bu gün ki Saathane meydanı" olarak geçen alana yapılmaya başlanmıştır. İnşaatı bir yıl içinde tamamlanan kule 9 Mayıs 1887 pazartesi günü yapılan merasimle açılmıştır. Belçika asıllı olan Fransız bir mühendis tarafından yapılan saat kulesinde malzeme olarak Ünye taşı kullanılmıştır. Yapım tekniği olarak ise bindirme taş örgü sistemi tercih edilmiştir. 1887 tarihinden beri ilk restorasyon (onarım) işlemi 1933 yılında yapılmıştır. Bu onarım sırasında kulenin saati de yenilenmiştir. Dönemin teknolojisinin gerisinde kalan saat kaldırılarak yerine elektrikle çalışan yeni bir saat takılmıştır. Eskiden nöbet usulü ile yangın gözetleyicileri vardı bu onarımda yangın ve diğer durumlarda halkı uyarmak amacıyla siren sistemi de kuleye takılmıştır. 

 

     Kulenin kaderini değiştiren önemli bir olay 1943 yılında Lâdik de meydana gelen deprem olacaktır. Bu deprem sırasında büyük hasar gören saat kulesinin tamiratı için ilde bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon tarafından 27 Haziran 1944 tarihinde hazırlanan rapor dönemin Samsun Valisi olan Rüknettin Nasuhioğlu'na verilmiştir. Bu raporda "saat kulesinin onarımı veya olduğu gibi korunması olanağı bulunmadığından ufak bir depremle ya da kendiliğinden yıkılarak mal ve can kaybına neden olacağı" yazmaktadır. Bu rapor üzerine

3 Ağustos 1948 tarihinde kule sökülmüştür. Kulenin elektrikli saatiyse aynı yıl Lâdik de bulunan Saat Kulesi'ne takılması amacıyla Ladik Belediyesi'ne 550 liraya satılmıştır. 1948 den 1977 yılına kadar Saathane Meydanı'na yeni bir saat kulesi inşa edilmemiştir. Aradaki 29 yıllık bir boşluk hem Samsun ahalisi hem de kulenin en yakın dostu, kara kışlara, yağmurlara beraber direndiği geceleri ıssız sokaklarda dertleştiği büyük camii için hüsranla geçmiştir. 1977 yılında Mimar Kemal Taner çizdiği saat kulesi projesi ile hüsran son bulmuştur. Bu proje ile yeni bir saat kulesi inşa edilmeye başlanmıştır. Bu yeni kulenin saatleri dünyaca saatleriyle ün yapmış olan İsviçre'den getirtilerek kuleye takılmıştır.

 

     2000 yılında yapılan bir yanlış geç de olsa fark edilmiş ve ecdat yadigârı Cennet mekân Sultan II. Abdülhamit Han'ın mirasına sahip çıkılmıştır. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan çalışmada 1977 yılında diktirilen saat kulesinin 1887'deki özgün (ilk yapıldığı) haline benzememesi üzerine yaklaşık beş ay süren bir çalışma ile aslına uygun bir şekilde restore edilmiştir. Bu restorasyon esnasında Ladik andezit taşı kullanılmıştır. Yapım tekniği olarak da kenetli taş örgü sistemi kullanılmıştır. Aslına sadık kalınarak inşa edilen bu yeni saat kulesinin açılı 30 Ocak 2001 tarihinde yapılmıştır. Şimdilerde yanından geçip gittiğimiz dönüp bir kez olsun bile saatine ya da sıfatına bakmadığımız o tarihi Saat kulesini bir dahaki sefer yanından geçerken ufakta olsa bir süzün. Süzün ki yaşadığı onca şeye rağmen dimdik ayakta kalabilen bir taş yığını değil anıları olan duyguları olan bir sırdaş görün...

 

 

 

Üzeyir BIYIKLI

   Araştırmacı Yazar

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Üzeyir Bıyıklı Arşivi