Prof. Dr. Yusuf Demir: “Yağışın ancak yüzde 40-50’sini henüz alabildik”

Prof. Dr. Yusuf Demir: “Yağışın ancak yüzde 40-50’sini henüz alabildik”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, “Ülkemizin bu seneki yaşadığı sürece baktığımızda bile belki de son 10 yılın en kurak yıllarından birini yaşıyoruz. Pek çok bölgemizde

A+A-

Ciddi bir kuraklık riski ile karşı karşıya kalındığını dile getiren Prof. Dr. Yusuf Demir, “Son 5-10 yılda ülkemizde ve buna paralel olarak dünyada da çok ciddi kuraklık riskleri baş gösterdiğini, yağış rejiminin değiştiğini, bundan 10-20-30 sene önce düşen kar yağışının veya belli mevsimlerdeki yağış dağılımının görülmediğini hepimiz günlük hayatımızda yaşıyor ve tartışıyoruz. Ülkemizin bu seneki yaşadığı sürece baktığımızda bile belki de son 10 yılın en kurak yıllarından birini yaşıyoruz. Pek çok bölgemizde bir yılda düşmesi gereken yağışın ancak yüzde 40-50’sini henüz alabildik. Yıl tamamlanmak üzere. Hele böyle devam eden bir süreci yaşamayı sürdürür, iklim doğa ve çevreye etkisini bu şekilde etkin halde devam ettirirse önümüzdeki sürecin daha zorlu geçeceği aşikardır” diye konuştu.
Sonbahar yağışlarının yeteri kadar alınamadığını dile getiren Prof. Dr. Demir, “Tabii ki gelecekle ilgili tahmin yürütmek işimiz değildir. Yaradan bu noktada inşallah önümüzdeki günlerimizde insanlığın kurtuluşuna vesile olacak süreci hepimize bahşedecektir. Ama görülen o ki ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Aralık ayına başladık hala sonbahar yağışlarını yeteri kadar alamadık. Kış yağışlarıyla ilgili beklediğimiz süreç başlamadı. Eğer kış aylarında yeteri kar düşmez, ilkbahar aylarında gereken yağışı alamazsak işte o zaman 2021’in ülkemiz için pandemi ne kadar zorlu bir süreçse, iklimin etkisi ve buna bağlı olarak da yaşamın üzerine etkisinin aynı zorlukta olabileceğini hayal etmek zor olmaz” şeklinde konuştu.
Su kullanıma ilişkin duyarlılık çağrısı yapan Demir, “Böyle bir süreçte suyumuzun bir damlasının bile çok önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne olur suyumuzu anlayalım. Hayatımızda çok önemli yeri olan ve geleceğimiz açısından da ciddi anlamda riskleri bulunduran bir damla suyumuzu bile koruma noktasında çevreye doğaya sahip çıkma noktasında, sürdürülebilir yaşam noktasında, hepimiz duyarlılığa sahip olalım. Aksi takdirde yarın çocuklarımızın yaşayacağı dünyanın istediğimiz bir dünya olmayacağı aşikardır” ifadelerini kullandı.


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
" data-colorscheme="light">