Özköse, “Devlet cevabını verecek”

Özköse, “Devlet cevabını verecek”

Bir dizi için geldiği İlçemizde Çarşamba'nın öz evladı ve adını Türkiye'nin ilk kez Suriye' de esir alınması ile adını duyuran Gazeteci- Araştırmacı- Yazar Adem Özköse ile Haber Expres Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Erol şeker Türkiye gündemini değerlendirdi

A+A-

Gazeteci- Yazar Adem Özköse ile Haber Expres Gazetesi ziyaretinde Türkiye ile son günlerde yaşanan pkk, IŞİD, eylemler, çözüm süreci gibi en çok dikkat çekilen ve merak edilen konuları masaya yatırırken, Özköse'nin, "Çözüm süreci bitsin istemiyorum ama bunu bahane ederek şımaran HDP, BDP ve Pkk'lıların son yakıp yıkma eylemlerinin en ağır cevabı mutlaka verilmelidir" dedi.

"Mesleğim gereği çok ülke dolaştım"

Size Haber Expres Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Erol Şeker'in Adem Özköse ile yaptığı röportajının tamamını araya girmeden bir solukta okuyabileceğiniz şekilde sizlere sunuyoruz.  Çarşambalı Adem Özköse, Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Erol Şeker ile son günlerde gündemde olan IŞİD Terör Örgütü’nün ve ülkenin dört bir yanında yapılan Kobani Eylemlerine ilişkin konuştu.
Adem Özköse sohbette, “Gazetecilik mesleğinde çeşitli alanlar var. Bende savaş muhabiri olarak mesleğime başladım. Dış ülkelerde,bir çok savaş ve kriz bölgesinde bulundum. Gazze’den tutun, Lübnan’a kadar, Afganistan’a kadar farklı farklı bölgelerde mesleğimi yaptım. Yaklaşık 2 buçuk yıl görev yaptığım Akit Gazetesi’nden Gerçek Hayat Dergisi’nde Ortadoğu Temsilciliği görevine başladım. Bu görev için Suriye’nin başkenti Şam’da yaşamaya başladım. Burada hem mesleğimi icraa ederken Arapça dilimi geliştirdim. Birçok eserler vermeye başladım. Eserler şuanda şükürler olsun büyük ilgi görüyor” dedi.
"İsrail zindanları, Suriye zindanlarından bin kat daha iyi"
Suriye’de başından geçen kaçırılma olayını anlatan Özköse, “Suriye’ye malum süreçte haber için gitmiştik. Orada Suriye’nin Fuat Köyü yakınlarında kaçırıldık. Kaçırıldığımızda Esat güçlerine yakın Şebbia ordusu tarafından kaçırılmıştık. Daha sonra Esat güçlerine teslim edildik. Yaklaşık 70 güne yakın Şam’da yer altında bulunan bir zindanda tutulduk. Daha önce de Mavi Marmara gemisinde bulunmuştum. Orada olduğum için İsrail zindanlarını da gördüm. Suriye’nin zindanları ile İsrail’in zindanlarını karşılaştırdığımızda; Gazze’de ki vatandaşlarımızı katleden İsrail’in zindanlarının Suriye zindanlarından bin kat daha iyiydi. Kaldığım yerde sürekli insanlara işkence yapılmaktaydı. Düzenli uyku uyuma şansımız yoktu. Her an bir işkence çığlığı sesiyle uyanıyorduk. Ama kaldığım süreç içerisinde Türkiye’de yapılan haberler, bizler için yapılan dualar, Tüm siyasi partilerin bizim meselemizi kendi meseleleri gibi görmesi, bizleri o zindandan kurtardı” şeklinde konuştu.
" Türkiye artık büyük devlet refleksleri vermeye başladı"
Suriye’den ülkeye geldiğinde gözlemlerinde, fikirlerinde ki değişiklik konusunu değerlendiren Özköse, “Türkler yıllardır Anadolu’ya hapsedildi. Bizim tarihsel misyonumuz buna aykırıdır. Biz dünyada nerede bir mazlum varsa oraya koşmuş, sınırlara sığmamış bir milletiz. Ürdün’de bir programda Arap milliyetçisi ile tartışma yaşamıştık. Programda Osmanlı bizi sömürdü gibi kelimeler kullandı. Bende ona hangi dilleri konuştuğunu sorduğumda, Arapça ve yanında ana dilim gibi İngilizce ve Fransızca konuşuyorum dedi. Bunu duyduktan sonra kendisine Eğer biz sizi sömürseydik, bugün ana diliniz gibi Türkçe konuşurdunuz demiştim. Bugün baktığımda Türkiye asıl vizyonuna dönüyor. Bizler İstanbul’a, Trabzon’a Diyarbakır’a sığacak bir millet değiliz. Dünya’nın bize ihtiyacı var. Türkiye artık büyük devlet refleksleri vermeye başladı. Çünkü Türkiye ekonomik olarak bağımsız değildi. Şuanda ekonomide bağımsızlaşmaya başladık"

"Abdülhamit Han’ın Filistin için yükselttiği çığlık gibi, Erdoğan’ın Gazze, Mısır, Suriye için yükselttiği çığlıkta tarihteki yerini alacaktır"

Bugün Afrika’da, Somali’de, Afganistan’da bir olay olduğunda en önce Türkiye koşar. Türkiye artık mazlumlar için güvenli bir liman haline geldi.Ülke olarak Dünya’da ekonomisi en iyi olan 10 ülke arasındayız. O kadar kriz yaşanırken biz ülke olarak nasıl etkilenmiyoruz diye soracak olursanız; Mazlumlara yaptığımız yardımlar ve edilen duaların sonucu Türkiye şuanda  ayaktadır. Türk vatandaşı olarak Ortadoğu’ya gittiğimizde güler yüzlerle karşılaşıyoruz.Bizleri Osmanlı Padişahı Abdülhamit Han’ın torunları olarak görüyorlar. Çünkü tarihte Abdülhamit Han çevresinde ki onca sıkıntılara rağmen Filistinliler için bir çığlık yükseltmiştir.Bu çığlık tarihe geçmiştir. Bunu gördükten sonra şu düşünce içerisindeyim. Tarihte Abdülhamit Han’ın Filistin için yükselttiği çığlık tarihe geçtiyse bugün bizim Türkiye halkının ve Erdoğan’ın Gazze için, Mısır için, Suriye için yükselttiği bu çığlıkta tarihteki yerini alacaktır.50-100 sene sonra bizim evlatlarımız saygı görecektir. “ dedi.
" Ülkemiz için yeni sınırlar çizilmek isteniyor ama buna asla izin verilmeyecektir "

Arap Baharıyla gelişen olayların arkasında Ortadoğu’yu kaybetmek istemeyen Emperyalist güçlerin olduğunu, burada da yaşanılan olaylarla Türkiye’nin hedef alındığını belirten Gazeteci- Yazar Adem Özköse, “Türkiye’nin büyümesi, daha etkili olması engellenmeye çalışılıyor. Ülkemiz için yeni sınırlar çizilmek isteniyor ama buna asla izin verilmeyecektir. Konu açılmışken şu örneği de vermeden geçeyeceğim.Sezai Karakoç’u bilirsiniz;  Zamanında bir gazetecinin sorduğu Hatay’ın Suriyelilerin olduğu iddiasına cevap vermiş. Karakoç gazetecinin sorusuna, Dedikleri doğru diye cevap vermişti. Gazeteci Karakoç’un cevabı karşısında şaşırmış. Karakoç ardından diyorki hatta Konya’da onların, Bursa’da onların İstanbul’da onların. Nasıl Halep, Şam bizimse Hatay’da onlarındır diyor. Bugün çizilen sınırlarımız yapay. Sınırlara giderseniz yapay olduğunu anlarsınız. Biz Anadolu’ya sığacak bir millet değiliz. Hele şu zamanda dünyanın bize ihtiyacı varken. Bu yüzden sürekli engellenmek isteniyoruz. Ekonomik yönden, dış siyaset yönünden engellenmeye çalışıldık. Mesela IŞİD ne dinin kabul edeceği, ne de insanlığın kabul edebileceği bir örgüt. Ama Kobani üzerinden öyle bir propaganda oluşturdular ki, IŞİD ile ilgili haberlerin çoğu abartmadır.” Değerlendirmelerinde bulundu.
" IŞİD’e verilen savaş stratejileri, kesinlikle Ortadoğu aklı değil, bir devlet aklı, akıl babaları var "
IŞİD Terörünün halifeliği kullandığına yönelik konuşan Adem Özköse, “IŞİD bugün halifeliği kullanmakta. Çünkü İslam dünyasında alıcısı bulunan bir konu. İnsanlara Osmanlı’yı, geçmişi hatırlatıyor. Ortadoğu’da konuşulan Osmanlı’da hilafet bitti ve biz bu sıkıntıları yaşamaya başladık yönünde. Hilafeti şu şekilde açıklayabiliriz; Bir tespihin imamesi vardır. İmame Osmanlı’ydı. Osmanlı gitti ve taneler dağıldı. İslamiyette bu konuya hep böyle bakıldı. Halifelik alıcısı olan bir şey. Ortadoğu’da buna meyil verecek insanlar var. Bugün IŞİD’e verilen savaş stratejileri, kesinlikle Ortadoğu aklı değil. Bir devlet aklı var. Stratejik yönden çok iyiler. Mutlaka akıl babaları var. “ ifadelerini kullandı.

" Devlet bir Provakatör arıyorsa sokakta aramamalı, Demirtaş provakasyon yaptı "

Gazeteci Özköse, “ Son olaylarda bu insanları BDP Lideri Demiştaş sokaklara döktü. Demirtaş 20-25 vatandaşımızın katilidir. Demirtaş’ı seyrettiğimde bir katil görüyorum. Devlet bir Provakatör arıyorsa sokakta aramamalı. Demirtaş provakasyon yaptı. İnsanları sokağa döktü. Bunun sonucunda bu olaylar gelişti. Vatandaşlarımızın dükkanlarına, yurtlara ve birçok kamu malına zarar verildi. Büyük bir suç işlendi. Bunun hesabı sorulmalı ve cezası verilmelidir. Ne Doğu’da insanlar ölmeli, ne de başka bir yerde. Bugün Çözüm Süreci’nde devletin bütün iyi niyetine rağmen karşıdaki güç istismar etmekte. Şımarık çocuk gibi davranıyorlar. Çözüm Süreci bu şekilde ilerlemez. Çözüm Sürecini destekleyen birisi olarak şunu söyleyeceğim. Sürecin geldiği nokta sıkıntılı bir yerdedir. Sıkıntının nedeni istismarın olmasıdır. Çözüm Süreci yine devam etsin ama bu olayların önüne geçilsin. Karadeniz’li Adem Özköse  olarak hangi haklara sahipsem, doğunun en ücra köşesinde ki vatandaşımızda aynı haklara sahip olmalı. PKK bu karışıklıktan besleniyor. Türkiye’ye barış gelse, problemler çözülse bunların varlık nedenleri kalmayacak. Şuan da devletin Çözüm Sürecini istismar edenlere karşı mutlaka diş göstermesi lazım. Kimse kusura bakmasın. Kobani birileri için ne kadar değerliyse Diyarbakır, Mardin, Van bizim için o kadar değerlidir. Hükümet iç sorunlarını aşmak istiyor. Bu sorunlar ortadan kalktığı takdirde füze gibi olacak. “ dedi.
" Eşkıyalar sokağa inmiştir, çözüm süreci istismar edilmekte "
Eşkıyaların sokağa döküldüğünü belirten Adem Özköse, “Bugün yaşanılan olayların ardından şunu demeliyiz. Eşkıyalar sokağa inmiştir. Çözüm Süreci istismar edilmekte. Süreç devam etmeli. Ama bu süreçte HDP, BDP, pkk, şımarık çocuk gibi şımarmış ve bu süreci sabote etmektedirler. Ülkemizi alev topuna döndürmeye çalışanlar bellidir ve bunların hedefleri de düşünceleri de ortadadır. Türkiye'yi yakıp, yıkarak Kobani bahanesi ile yakıp yıkarak savaşa sürüklemek isteyenler bu hayallerinden uyanmalıdır. Yakıp yıkanlar bellidir, provokasyonları yapan ve yaptıranlar bellidir. Sonuç olarak Devlet eşkıyaya,teröriste cezalarını verecektir. Ben 4 yıldır Suriye’de neler yaşandığını gördüm. Kimyasal saldırılar düzenlendi. Çocuklar titreyerek can verdiler. O olaylar da bile Kobani kadar feryat olmadı. Biz büyük bir milletiz. Birçok zorlukların üstesinden geldik. Sağduyuyla dik duruşumuzu bozmadık. Sokaktaki insanların dükkanlarını yakan,devletin ambulanslarını otobüslerini ateşe verenlere devlet kesinlikle boyun eğmeyecektir. Gereken hesap sorulacaktır. “ şeklinde konuştu.

Sohbetin ardından Gazetemiz Yazı İşleri Erol Şeker ziyaretinden dolayı Adem Özköse’ye teşekkür ederek mesleğinde başarılar diledi. Özköse, teşekkürlerini sunarak Gazetemize yayın hayatında başarılar diledi.

HABER-FOTO-RÖPORTAJ: Nurhan GÜZEL- Nuri Oğuzhan ŞEKER- Kenan GÜN

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
" data-colorscheme="light">