1. YAZARLAR

  2. Av. Hayrettin GÖKÇE

  3. GAVURDAĞI’NIN ÖTESİNDE DEVLET’İN SESİ
Av. Hayrettin GÖKÇE

Av. Hayrettin GÖKÇE

Av. Hayrettin GÖKÇE
Yazarın Tüm Yazıları >

GAVURDAĞI’NIN ÖTESİNDE DEVLET’İN SESİ

A+A-

 

 

Sevgili dostlar;

Son dönemlerde görülen en sessiz seçim kampanyası  ülke genelinde sürüp gidiyor. Başbakanın artık sinirsel bozukluk düzeyini çoktan aşan asabiyeti ve bu bozuk yapıdan kaynaklanan küfürleri olmasa dışarıda bir kampanyanın yaşandığını bile  neredeyse unutup gideceğiz.  Bu durumdan şikayet ettiğimi sanmayın. Sessizliği çok severim. Ama ülkeyi 9 yıldır yöneten bir siyasi iktidarın, bunca işsizlik, bunca yoksulluk ve bunca yolsuzluğun hiç sorumlusu değilmiş gibi davranması ve geride bıraktığı 9 yıllık kaos yönetimini  “Cumhuriyet döneminin en başarılı yönetimi” olarak sunması, buna karşı yeri göğü inletecek haklı tepkiler gelmesi gerekirken kimsenin ses çıkarmaması doğrusu beni oldukça şaşırtıyor.  AKP nin “Hayaldi, gerçek oldu” kampanyasına karşı muhalefet cephesinden en azından  bir “gerçekti, hayal oldu” kampanyası başlatılacağını ve gerçek olan hayalin ipliğinin pazara çıkarılacağını umuyordum. Bu kampanyada 9 yıllık iktidar süresince yabancılara ve yandaşlara pazarlanarak sudan ucuz fiyatlarla elden çıkarılan kamu mallarının tek tek sayılacağını, ülkenin en karlı kurumları olan TÜPRAŞ; TÜRK TELEKOM; TEKEL gibi kurumların kimlere hangi fiyatlarla peşkeş çekildiğini, hangi limanların, hangi bankaların, hangi kamu arsalarının, hangi çiftliklerin kimlere nasıl satıldığını tek tek anlatmalarını bekleyip durdum.  Olmadı. Meydan tamamen başbakanın muhaliflerine yağdırdığı hakaret ve küfürlere kaldı. Sayın Başbakan da azıttıkça azıttı ve sonunda  işi “ CEHAPE, MEHAPE, ÖDP VE PKK BANA KARŞI  İTTİFAK KURDULAR” demeye kadar götürdü. una kim İNANIR  diye sorarsanız, hani şu muzip tekerlemedeki cevap uyar mı bilmem ama biz yine de affınıza sığınarak cevaplayalım: Kadir İNANIR…Gülmediğinizi biliyorum. Zaten de gülesiniz diye yazmadım. Öylesine işte…Geçen dönemlerde Başbakan’ın muhalefete karşı en çok kullandığı argümanlardan biri  “BUNLAR SİVASTAN ÖTEYE GİDEMEZLER.. GAVURDAĞININ ÖTESİNİ GÖREMEZLER. KORKARLAR. YÜREKLERİ YETMEZ “ söylemiydi.  Bu söylem esasen söyleyene ait bir ayıbı da içinde taşıyordu. Çünkü bir ülkede muhalefet partileri ülkenin bir kesimine korktukları için gidemiyorlarsa bunun sorumlusu doğal olarak ülkeyi yöneten siyasi iktidardır. Ülkede can ve mal güvenliğini sağlamak  siyasi iktidarın en önemli görevlerinden biri hatta birincisidir. Ülkede gerçekten böyle bir korku varsa bunun varlığını dillendirmeye hakkı olmayan ilk kişi de o ülkenin başbakanı olmalıdır. Ama  Sayın Başbakan farklı kişiliği ve farklı sorumluluk anlayışı ile bu gerçeği de yok sayıyor, bu söylemi her defasında, bir öncekine göre daha fazla haz alarak tekrarlıyordu. Bu seçim kampanyasının en önemli gelişmesi de muhalefet partilerinin Gavurdağı’nın ötesinde ayak basmadık yer bırakmamaları oldu. Her yere gittiler. Bu gezilerin en önemlisi ise şüphesiz MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin önceki gün yaptığı Diyarbakır ziyaretidir. Sayın Bahçeli 6.6.2011 günü Diyarbakır’a gitti. İstasyon Meydanını dolduran önemli sayıda vatandaşımızın karşısına çıktı ve onlara Devlet’in söylemesi gereken her şeyi  bir Devlet adamı vekar ve ciddiyeti ile söyledi. Ülkemiz İstasyon Meydanındaki Devlet’i uzun zamandır görmemişti. Bu tabloya hasretti. Devlet’in yiğit sesi o meydana toplananlara  “Başbakanın aramıza soktuğu nifakı yok etmeye, Gavurdağı sınırını aşmaya, bin yıllık kardeşliğimizi yaşatmaya geldim” diyerek söze  başladı. “ Ekmeğimizi, suyumuzu, özlemlerimizi paylaştık. Yemen'de yan yanaydık, Çanakkale'de şehadet şerbetinden beraber içtik. Birlikte güldük birlikte ağladık. Kız aldık kız verdik sıla özlemini hep beraber duyduk. Dokunan kilimlere kardeşliğimizi hep beraber işledik.Ya bu vatan üzerinde bir bütün olarak yaşayacağız ya da sadece Diyarbakır'dan değil Anadolu'dan atılacağız. PKK terör örgütünü taşeron olarak kullanıyorlar. Bir yanda Türk milleti diğer yanda haçlı zihniyeti. İstiyorlar ki kardeş kavgasının tarafı olalım.. Aramızı bozmaya çalışıyorlar. Biz birlikteyken amaçlarına ulaşamayacaklar. Emellerine varamayacaklar. Bizi asla bölemeyecekler. Son sözümüzü 29 Ekim'de söyledik. Tük milletini Allah'ın izniyle hep  var edeceğiz. “ dedi.ÜLKENİN HER YERİNDE NE SÖYLEDİYSE  ORADA DA AYNI ŞEYLERİ SÖYLEDİ. “ ÜLKEMİZDEN BİR ÇAKIL TAŞININ BİLE KOPARILMASINA İZİN VERMEYİZ” dedi.  Ve en önemlisi “Türk Milleti” tanımını yeniden hatırlattıktan sonra Atatürk’ün bu milletin yüreğine yerleştirdiği ebedi  onur cümlesini  gururla  tekrarlayarak sözlerini bitirdi. “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…”

İşte böyle sevgili dostlar. Devlet’le uzun zamandır kavgalı olan İstasyon Meydanı Devlet’in bu yiğit haykırışı ile yeniden kendine geldi. Şimdi bu yiğit Devlet sesi Diyarbakır’dan yurdumuzun dört bir köşesine dalga dalga yayılıyor.

Kalp gözünüzü açıp şöyle bir bakın.

Bu ülkede artık bir DEVLET var..

Görmek isterseniz  mutlaka  göreceksiniz…

                                                                                                          07.06.2011

                                                                                                          Av. Hayrettin GÖKÇE

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum