S.M.M.M İLKNUR ÇAKIR

S.M.M.M İLKNUR ÇAKIR

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

EL AKLI

A+A-

Dostoyevski’nin sözüyle konuya başlangıç yapmak istiyorum ve diyor ki: “Başkasının aklıyla yetinmek, başkalarının kafasıyla düşünmek, ne büyük acizliktir.”

El aklıyla hareket edenler, üşengeç ve korkak yapıları nedeniyle araştırmazlar, incelemezler ve düşünmezler. Başarılı gördükleri kişilerin sözlerine göre yol haritalarını belirlerler.  Oysaki her insanın öngörülerinde yanılma payları vardır.

Egolarının esiri olan, mücadele ruhu olmayan, öz güveni eksik kişiler başarılı olarak tanımladıkları kişileri taklit ederek hedeflerine ve amaçlarına en iyi süreci yaşayarak varacaklarını sanırlar.

Başkalarının aklını kullanarak hareket etmenin sonu pişmanlık ve başarısızlıktır.

Edip Cansever’in dediğine katılmamak mümkün değil; “Başkalarının aklıyla yaşayanlar, kendi yüreklerine yabancılaşırlar.”

El aklını seçenler rahattır. Çünkü; yerinize birileri düşünür, sorumluluk yoktur, başkalarını suçlamak kolaydır.

Kimseyi dinlemeyin, kimseyi örnek almayın, ilham almayın demiyorum. Demek istediğim; insanların düşüncelerinden, öngörülerinden, yaşanmışlıklarından, bilgilerinden yararlanın, bilim insanlarının katkılarını önemseyin ama bunun yanında da araştırın, düşünün, okuyun ve zaman harcayın. Kendi karakterinizi ve yaşam standartlarınızı dikkate alın. Ve sonunda oluşan harmanla, bir diğer deyişle kendi kararlarınızla hareket edin.

Hayat yeknesak tekrarlardan ibaret değil. Bazen mutlu bazen üzücü olayları deneyimliyoruz. Gelecekte ne olacağımız ise, bugünkü yaşanmışlıklarımıza, onları algılama ve ağırlamamıza, kendimize özgü farklılıklara, yeniliklere bağlı. Başarılı olanları taklit etmeye değil.

Düşünen insan, görünenin ötesindeki derinlikleri bilmek ister. Ailemiz, çevremiz tarafından giydirilmiş bilgileri farkındalıkla tekrardan ele alabilirsek eğer yeni bir keşif olacaktır.

Hamlıktan kurtulmak için, pişmek için, başka diyarlarda boş boş gezmemek için, el aklı ile değil kendi aklında yol almaktır önemli olan.

Asıl cesaret; hurafenin prangalarını fikirleriyle kıranlardır.

Napolyon Bonapart o kadar yerinde ifade etmiş ki; “Dünyada taklit edilmeyen tek şey cesarettir.”

Kendimizde özümsememiz gereken, Mevlana Celaleddin Rumi’nin;

“Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.

Gece gibi ol ayıpları örtmekte. 

Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.

Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.

Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” sözleri olacaktır.

İş stratejisinin özü de; rakibi taklit etmek değil, rakiplerin bizimle rekabet edemeyeceği yeni yollar bulmaktır. Müşterilerin neden bizleri tercih edeceğinin cevabına uygun ürün ve hizmetleri sunmaktır. Rakibin yaptığını yapmak, kısa vadede kazançlı gibi görünse de uzun vadede yok olmaya gider. Çünkü kaynaklar ve imkânlar farklıdır, teknolojiyle birlikte hızla değişen ihtiyaç ve istekler mevcuttur.

Hayata farklı pencerelerden bakabilmek ümidiyle,

Kalın Sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
" data-colorscheme="light">