Erol ŞEKER

Erol ŞEKER

Yazı İşleri Müdürü
Yazarın Tüm Yazıları >

EKMEK ZAMMI NEDEN BAŞKANI GERDİ!..

A+A-

İlk kez özel yazı ile karşınızda olacağım herkesten özür diliyorum. Konu ekmek olunca akla ilk gelen isimler FIRINCILAR. Fırıncıların derdi ile dertlenen de Odalarının başkanı!? Başkanlarıysa Fırıncılar Odası Başkanı Esat Akkaya. Öyle bir isim ki öyle eften püften de sanmayın ha!
Başkan Esat Akkaya aynı zamanda; Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı kadrosunda görevli. Ekmek zammı için cevap verecek kişi anlayacağınız.
Fırıncıların zam kararı hakkında muhabirlerim arayıp sormuş. “Başkanım ekmek zammı konusunda bilgi almak istiyoruz. Gelip röportaj alabilir miyiz” demiş.
O bildiğim tanıdığımı sandığım başkan Akkaya, muhabir kızımıza sert bir üslupla ve azarlar gibi,
“Beni arayana kadar Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’yi arayın. Onları aradıktan sonra beni arayın hadi bakalım” diyerek telefonu ‘ŞAK’ diye kapatmış. Muhabir kızlarımız geldi anlattı. ÇOK ÜZÜLDÜM.
Gazetenin İmtiyaz Sahibi Esat Beyi aradı konuyu aktardı. İmtiyaz sahibinin telefonunu ister istemez dinlemeye başladım. Nuri bey’e de Başkan Akkaya önce aynı sert üslupla başladı ki, adımın ortaya atılması ile; “Haa röportaj istiyorsun benden yaz! Ordu, Giresun’da 1.75 kuruş, Trabzon ve Rize’de 2 TL. Aşağı yukarı 4-5 aydan beri böyle satıyorlar. Samsun’da da ekmek 1.50 krş.dan satıyorlar. Çarşamba’da da 1.50 kuruş olacak tamam mı?” sert ifadeler konuşmayı sonlandırdı.   
Sanki çok zor bir konu sorduk ya da hakaret ettik, iftira attık. Tepkiyi çözemedim, anlayamadım.
Sonra muhabir kızıma söylediğini yaptım. Önce Samsun hemen arkasından Giresun, Trabzon,
Fırıncılar odası başkanlarını aradım.
Samsun Oda Başkanı telefonuma döndü. “Şuan müsait değilim döneceğim Erol bey” dedi. Hala bekliyorum.  Sonra Giresun Oda Başkanımıza not bıraktım hak getire hala yok.
Ama Trabzon Fırıncılar Odası Başkanı yok mu? “Allah için ekmek gibi adam.”
Aradım yoktu ama telefonuma döndü başladık konuşmaya. İşin enteresan yanı Esat Akkaya’nın,
çok iyi birisi olduğunu söyledi durdu.
Trabzon oda başkanım fırıncıların zammının çaresizlikten olduğunu açıkladı. Başkan, “Un firmalarına kızan yok, bize esen gürleyen gürleyene diyor. Biz pandemide bile kimse çıkmazken evlere kadar zararına ekmek götürdük. Bizi anlayan yok. Buğdayın tonu, kilosu belli onlar buğdaydı alıp depoluyor ve un haline getirip keyfi zam yaparken, kimse onlara kızmıyor. Önüne gelen bize bindiriyor. Benzine, mayaya, SGK’ya, elektriğe vs vs vs sanki biz zam yapıyoruz. Lüks yaşam malzemesi alırken gelen zamma susan halk, yemek zorunda olduğu ekmek maliyeti artınca yapılan zamma kızıyor, başlıyor tepkiye. Biz çaresizlikten zam yapıyoruz ve Çarşamba gerçekten Başkan Akkaya sayesinde aylardır ucuz ekmek yiyor. Zam derken bizi ihya eden bir durum da değil sadece iflas etmememizi sağlayan bir düzenleme. Her neyse şimdi gel Esat Akkaya’nın tavrına kız Erol bey. Siz ona kızmayın Esat bey gerçekten dürüst biri” vs vs diyerek sohbet öyle hoş muhabbetti ki kapatmak bile zor geldi.
 Şimdiiiiii.
Eyyy Başkan Esat Akkaya!! Hadi geçmişte ki bahaneleriniz, tavırlarınızı anladık anladıkta. Trabzon Fırıncılar Odası Başkanı beni tanımaz bilmez. Adam gibi adam konuştu anlattı öyle güzel muhabbet etti ki kalbimi binlerce defa kazandı.
Ya Başkan size gelince; herkesten sizi üstün gören benim, size bilmeden ne hatam vardı ki; önce muhabirime, sonra genç Gazete imtiyaz sahibine böylesi akıl almaz tavırları takındın!?
Düşünüyorum gazeteye bu tepkiyi vermek için ;
İhale veriyorsun bana vermedin diyecek ondan bu tepkin desem; YOK.
Kavga ettik, işine, gücüne sana zarar verdim desem; YOK.
Malına, mülküne, işlerine laf ettim desem o hiç; YOK.

Yorulduysan bırak başkan veya kişisel bir garezin, kinin, sıkıntın varsa o konu başka. ONU BİLEYİM.
Ama bu ilçenin Gazetesine, gazetecisine, ilçede bir esnaf kesimine başkanlık yapacaksan, yaptığın işle alakalı soru soruldu diyerek tavır alacaksan; BU ÇOK AYIP, ÇOK TERBİYESİZCE VE BAŞKANLIKTAN ÇOK UZAK BİR TAVIR.
Bu ilçede kimlerin nelerini görmezden gelip huzur için kan içip şerbet dediğimi en iyi bilenlerdensin. Çok ayıpladım çok. Hiç mi hiç yakışmadı. Sevdiğim biri olarak asla yakıştıramadım. 2 gündür bu hareketi hazmedemedim bilmiş ol, çok kırıldım, çok üzüldüm.  Keşke yapmasaydın.
Allah yolunu açık etsin diyeceğim ama haddim olmadan diyorum ki;  anlaşılan yoruldun biraz dinlen. Çünkü sevdiklerini üzmeye başlamışsın. Huzur bulmuş bir Çarşamba’ da bu çıkış çok sırıttı bilmiş ol. Daha nasıl anlatayım bilemiyorum. Bu da benim ekmek teknem hatırlatayım unuttuysan. Uzak kaldınız ya eskilerden. Ama yine de yolun açık olsun, işin kolay gelsin.
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…

 
 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
" data-colorscheme="light">