1. YAZARLAR

  2. Erol ŞEKER

  3. 01.01.2011 gecesinde, Ne yaptık!...
Erol ŞEKER

Erol ŞEKER

Yazı İşleri Müdürü
Yazarın Tüm Yazıları >

01.01.2011 gecesinde, Ne yaptık!...

A+A-

Şu halimize bakar mısınız?

Aralık 2010 un ortasında bizler İslam âlemi olarak, Hicri yeni yıla girdik...

O gece hiç 31 Aralık gecesi olduğu gibi Nişantaşı, Taksim falan filan gibi alanlara dökülmedi çoğumuz.

Türkiye birkaç camii de Kuranı Kerim okudu geçti, gitti.

Sessiz sedasız…

Hicri Yılbaşını Müslüman âlemine unutturuyorlar, unutturdular.

Ama gelin görün ki Hikâyeden öteye gitmeyen AZİZ NİKOLA denilen diğer adı NOEL BABA gecesi, yani Yılbaşı gecesini bizlere öyle bir aşıladılar ki!?

Küçüğü, büyüğü, genci, yaşlısı yılbaşı gecesi döküldü sokaklara…

Ne için…

Bir hiç uğruna...

Adına eğlence dediler ama eğlenceden öte kendini kaybediş, iğrenç görüntüler...

Bana sorarsanız!..

Gelin görün ki Hicri yeni yılın kutlandığı geceler ahreti düşünmek, dostluğu, akrabalılığı, kardeşliği, komşuluğu her şeyi düşünen bir toplum olma güzelliğini unuttuk.

Kimi hatırladık peki:

NOEL BABALARI…

BABALARA GETİRİLİYORUZ FARKINDA DEĞİLİZ…

Her yıl olduğu gibi yılbaşı denilince Hıristiyanların chırsmıst, ya da diğer deyimle Noel babalarını şaşalı bir halde ölesiye karşılıyoruz. Kutluyoruz.

Peki, biz kimiz?

Türk…

Peki, inancımız?

İslam yani Müslüman…

Peki, Kuranı okumayı unutanların, unutturanların, Noel babayı unutmamasına, unutturmamasına ne demeli?.

Gün geçtikçe ve hatta yıllar geçtikçe özümüzden uzaklaşıyoruz, uzaklaştırılıyoruz.

Mesela Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarda Noel, diğer adı olan Yılbaşı kutlamaları için gelecek nesillerimizi yetiştiren Öğretmenler minik beyinlere Hicri yılbaşıdan çok, Miladi denilen Aziz Nikola’nın gecesini neden unutturmuyorlar.

Hediyeleştiriyorlar öğrencileri!..

Peki bu Aziz Nikola, Noel baba kim?

Mevlana, Yunus Emre’ler unutuldu ya da onlar için bu kadar şaşalı bir anma törenleri olmazken…

Aziz Nikola için, Noel babaları için sabahlara kadar tepinenler.

Şaşıyorum.

Bizi bizden alıp götürüyorlar uzaklara...

Bunu yapabilmek için ilmek, ilmek örgü örer gibi yıllardır çalışıyorlar.

Eski TRT de yılbaşı dansözleri ile,

Şimdikilerde şaşalı gösteriler, delicesine müzikli dans denen görüntülerle, eğlencelerle vs…

Yani bize ters gelen şekillerle yılbaşı kutlamaları…

Sokaklarda ki başıboşluklar.

Polislere rağmen yaşanan çirkin görüntüler…

Çirkin şeyler…

Yani bizim olmayan bir yılbaşı daha kutladı Türkiye…

Bizim olan tek yanı takvimlerimizdi oysa.

Bir takvim için böylesi hırçınlıklar, hovardalıklar.

Sonra çıkıp Müslüman’ım demek.

Bunu derken Aziz Nikolacığı, Noel babacığı beklemek.

Babası hediye alıp noel babacığının bacadan getirdiğine çocukları inandırmak.

Onların dini onlara, bizim dinimiz bize..

Ama bırakmıyorlar.

O nedenle Anadolu Gençlik Dergisini, Onun için cübbeli Ahmet hocayı kutluyorum.

Çok güzel açıkladılar konunun özünü.

Yılbaşı gecesini kutlamak bize göre değil.

O geceye katılmak onlardan farksızım demekten öte bir olay değildi.

Ve binler akın etti Taksim, Nişantaşı sokaklarına…

Milyonlar televizyon başına…

Bir de Mili Piyango bu işi ateşleyince…

Biz nereye gidiyoruz sormadan edemedim.

Tıpkı 45 yıldır sorduğum soruyu bir kere daha sordum:

01.01.2011 gecesinde…

Ne yaptık!...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum